1. Somut Olayın Özeti
Somut olay kapsamındaki mahkeme kararı, elektronik ortamda yapılan bir hizmet alımı ihalesinde, iki istekliye ait fiziki belgelerin aynı kişi tarafından İdareye teslim edilmesinin tek başına yasak fiil veya davranış sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.  Kararın özünde, 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinde düzenlenen yasak fiil ve davranışların hangi delillerle ortaya konulması gerektiği bulunmaktadır.

Somut olay kapsamında Kamu İhale Kurulu, 28.01.2026 tarihli ve 2026/UH.I-367 sayılı kararında, iki firmaya ait fiziki belgelerin aynı kişi tarafından teslim edilmesini rekabeti veya ihale kararını etkileyebilecek davranış kapsamında görmüş ve 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (j) bendi uyarınca iki isteklinin ihale dışı bırakılması gerektiği sonucuna varmıştır. Ancak Ankara 8. İdare Mahkemesinin 21.05.2026 tarihli ve E:2026/470, K:2026/756 sayılı kararı ile bu değerlendirme hukuka uygun bulunmamıştır.

Şimdi bu olayın gelişimini ve verilen kararlar ile alınması gereken hususlar anlatılacaktır.

2. Uyuşmazlık Konusu Olay ve Gelişimi
İdare tarafından 05.11.2025 tarihinde 2025/1681729 İKN’li malzemeli yemek dağıtım ve sonrası hizmet alımı ihalesi yapılmıştır. İhale elektronik ortamda yürütülmüş, 19 adet ihale dokümanı indirilmiş ve 11 istekli e-teklif sunmuştur. İdare, ekonomik açıdan avantajlı teklif sahibi olması öngörülen X… Ltd. Şti. ile Davacı Firmadan, EKAP’a yüklenen bazı belgelerin fiziki olarak sunulmasını istemiştir.

İdarenin 13.11.2025 tarihli yazısı üzerine, iki firmaya ait fiziki belgeler süresi içinde İdareye teslim edilmiştir. Yapılan incelemede X… Ltd. Şti. tarafından sunulan belgelerin uygun olduğu, Davacı Firma tarafından sunulan imza sirküsü ve ticaret sicili gazetesinin asıl veya noter onaylı olmadığı, bilanço ve eş değer belgelerin de yetkili meslek mensubu onayı taşımadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle Davacı Firma, belge eksikliği nedeniyle değerlendirme dışı bırakılmıştır.

Bu arada, Şikayetçi/Başvuru Yapan Firma, iki firmaya ait belgelerin aynı kişi tarafından aynı zamanda teslim edilmesini, tekliflerin birbirine yakın olmasını ve firmaların birlikte hareket ettiğini ileri sürmüştür. Şikayetçi/Başvuru Yapan Firma ayrıca 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi kapsamında geçici teminatların gelir kaydedilmesi ve yasaklama işlemlerinin uygulanması gerektiğini iddia etmiştir. Kurul, teklif tutarları bakımından yakınlık bulunduğu iddiasını kabul etmemiş; ancak fiziki belgelerin aynı kişi tarafından teslim edilmesini yasak fiil ve davranış yönünden yeterli görerek düzeltici işlem belirlemiştir.

Kurul kararından sonra Davacı Firma, kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açmıştır. Ankara 8. İdare Mahkemesi, 21.05.2026 tarihli ve E:2026/470, K:2026/756 sayılı kararıyla dava konusu işlemi iptal etmiştir. Bunun üzerine Kamu İhale Kurulu, 18.06.2026 tarihli ve 2026/MK-216 sayılı kararıyla Mahkeme kararının gereğini yerine getirmiş; 28.01.2026 tarihli Kurul kararındaki iki isteklinin yasak fiil nedeniyle ihale dışı bırakılmasına yönelik değerlendirmeyi iptal etmiş ve itirazen şikâyet başvurusunun bu yönden reddine karar vermiştir.

3. Yargı Kararı ve Değerlendirmemiz
Mahkeme, ihalelerde 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi kapsamında yasak fiil ve davranış değerlendirmesi yapılırken, tek bir olgunun yeterli görülmemesi gerektiğini belirtmiştir. Buna göre, firmalar arasında irade birliği bulunduğundan söz edilebilmesi için birden fazla eylemin birlikte değerlendirilmesi ve birlikte hareket edildiğini gösteren güçlü kanıtların bulunması gerekir.

Mahkeme kararında, X… Ltd. Şti. ile Davacı Firmanın ihale dokümanını farklı IP adresleri üzerinden indirdiği, tekliflerin farklı IP adreslerinden ve farklı kişilerce e-imzalı olarak gönderildiği, geçici teminat mektuplarının farklı bankalar üzerinden sunulduğu, şirket ortaklık yapısı ve temsil yetkililerinin de farklı olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler karşısında, sadece fiziki belgelerin aynı kişi tarafından teslim edilmiş olması, iki firma arasında danışıklı hareket bulunduğunu göstermemektedir.

Mahkeme kararına göre, fiziki belge tesliminin aynı kişi tarafından yapılması tek başına danışıklı hareket bulunduğunu göstermeye yetmez. İsteklilerin ortaklık yapısı, temsil yetkisi, ihale dokümanını indirme ve teklif verme IP adresleri, e-imza kullanımı, geçici teminat kayıtları ve benzeri maddi bulgular birlikte değerlendirilmelidir. Bu yönüyle karar, ihale sürecinde yasak fiil iddiasının somut ve nesnel delillerle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir.(Bkz: Yasak Fiil ve Davranışta Bulunanların Geçici Teminatları, Gelir Kaydedilebilir mi?:  https://www.kilichukuk.org/kik-kararlari/yasak-fiil-ve-davranista-bulunanlarin-gecici-teminatlari-gelir-kaydedilebilir-mi)

Kanaatimizce Mahkemenin bu yaklaşımı isabetlidir. Çünkü 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi kapsamında yapılacak bir tespit, isteklinin değerlendirme dışı bırakılması, geçici teminatın gelir kaydı, yasaklama süreci ve ceza hukuku yönünden sonuç doğurabilecek ağırlıktadır. Bu nedenle idarenin ve Kurulun, yalnızca şüpheye değil, maddi ve denetlenebilir delillere dayanması gerekir. Ancak bu sonuç, firmaların belge teslimi sürecinde serbest davranabileceği anlamına da gelmez. Firmalar, fiziki belge tesliminde yetkilendirme, teslim tutanağı, belge asılları, noter onayları ve EKAP kayıtlarını dikkatle takip etmelidir.

Bu karar, elektronik ihale sürecinde EKAP kayıtlarının önemini de ortaya koymaktadır. İhale dokümanının hangi IP adresinden indirildiği, teklifin kim tarafından e-imza ile gönderildiği, geçici teminat bilgilerinin nereden geldiği ve şirket temsil bilgilerinin ne olduğu, yasak fiil iddialarında belirleyici olabilmektedir.
(Bkz: EKAP: https://www.kilichukuk.org/Sozluk/ekap-elektronik-kamu-alimlari-platformu )

4. İdarelerin ve Firmaların Almaları Gereken Dersler
İdareler, yasak fiil veya davranış iddialarını değerlendirirken aynı kişi tarafından belge teslim edilmesi gibi tek bir görünür olguya dayanmak yerine, olayın bütününü incelemelidir. IP adresleri, e-imza kayıtları, şirket ortaklık ve temsil yapısı, geçici teminat kayıtları, teklif bedellerinin ilişkisi, belge teslim zamanı ve idareye sunulan açıklamalar birlikte değerlendirilmelidir. Keza yapılan inceleme, ihale işlem dosyasında açık ve denetlenebilir şekilde gösterilmelidir.

Firmalar yönünden kararın en önemli sonucu, fiziki belge teslimi aşamasının da ihale sürecinin parçası olduğudur. Bir firma, belgelerini mümkün olduğunca kendi yetkilisi veya açıkça yetkilendirdiği kişi eliyle sunmalı; teslim edilen belgelerin asıl, noter onaylı veya mevzuatta kabul edilen şekilde olup olmadığını önceden kontrol etmelidir. Bununla birlikte, yalnızca aynı kişinin belge teslim etmesi nedeniyle yasak fiil sonucuna gidilemeyeceği de bu kararla ortaya konulmuştur.

Başvuru yolları bakımından da dikkatli davranılmalıdır. Başvuru Yapan Firma bu olayda üç iddia ileri sürmüş, Kurul yalnızca bir iddiada haklılık oranı belirlemiş, daha sonra Mahkeme kararı üzerine bu değerlendirme değişmiştir. Bu nedenle şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularında, farklı ihalelere ilişkin iddialar aynı dilekçeye yazılmamalı; her iddia somut belge ve kayıtlarla desteklenmelidir.
(Bkz: İtirazen Şikâyet Başvurusu: https://www.kilichukuk.org/Sozluk/itirazen-sikayet-basvurusu )

Tecrübelerimize dayanarak ifade etmeliyiz ki, ihale sürecinde belge sunumu, temsil yetkisi, EKAP işlemleri ve yasak fiil iddiaları birlikte ele alındığında firmalar için önemli hak kayıpları doğabilir. Bu nedenle kurumsal firmaların ihale birimleri, yalnızca teklif fiyatına değil, belge teslim süreci ve itiraz hakkı bakımından da düzenli kayıt tutmalıdır. İdareler ise ağır sonuç doğuracak tespitlerde ölçülü davranmalı, kararlarını somut ve karşılaştırılabilir verilere dayandırmalıdır.

Av. Işıl KILIÇ EROL

Kamu İhale Sözleşmeleri Uzmanı

İletişim: https://www.kilichukuk.org/iletisim

İki İstekliye Ait Belgelerin Aynı Kişi Tarafından İdareye Teslim Edilmesi Yasak Fiil veya Davranış Sayılır mı?
29

Ağu