1. Makalenin Özü

Bu makalede, mal alımı ihalelerinde teklif fiyatı yaklaşık maliyete ve diğer geçerli tekliflere göre çok düşük kalan bir firmanın, açıklama istenmeden ihale üzerinde bırakılması halinde neler yaşanabileceğini ele alınmıştır. Konu, sadece “düşük fiyat verdim, sonradan pişman oldum” sorunu değildir. Asıl sorun, idarenin mal alımı ihalesinde aşırı düşük teklifleri hangi ölçülere göre ele alacağı, teklifin işin yapılabilirliğini gösterip göstermediğini nasıl değerlendireceği ve firmaların bu süreçte hangi adımları zamanında atması gerektiğidir.
(Bakınız: Aşırı Düşük Teklif: https://www.kilichukuk.org/Sozluk/asiri-dusuk-teklif- )

İfade etmeliyiz ki, mal alımı ihalelerinde hizmet ve yapım ihalelerinde olduğu gibi her zaman aynı sınır değer düzeni bulunmadığından, “idarenin takdir yetkisi” kavramı sıkça gündeme gelir. Ancak Danıştay’ın aşağıda incelediğimiz kararı, bu yetkinin sınırsız olmadığını ve teklif tutarı ile yaklaşık maliyet arasındaki belirgin farkın görmezden gelinemeyeceğini göstermektedir. Bu nedenle mal alımı ihalelerine katılan firmaların, teklif vermeden önce miktar, birim, ölçü, teslim ve maliyet hesabını dikkatle gözden geçirmesi gerekir.
(Bakınız: Mal Alım İhalelerinde Esaslı Yanılma Sonucu Aşırı Düşük Teklif Veren ve İhale Üzerine Bırakılan İstekli Ne Yapabilir?: https://www.kilichukuk.org/Makale/mal-alim-ihalelerinde-esasli-yanilma-sonucu-asiri-dusuk-teklif-veren-ve-ihale-uzerine-birakilan-istekli-ne-yapabilir- )

2. Yaşanmış Olayın Konusu ve Gelişimi
İdare tarafından “Dalgıç Pompa ve Kolon Borusu Alımı” ihalesi açık ihale usulüyle yapılmıştır. İhale üç kısımdan oluşmuştur. İncelemeye konu olay, ihalenin üçüncü kısmı olan “Kolon Borusu” alımına ilişkindir. Bu kısımda yaklaşık maliyet 2.226.950,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı Firma ise bu kısma 574.350,00 TL teklif vermiştir. Diğer geçerli tekliflerden biri 2.099.500,00 TL, bir diğeri ise 2.163.400,00 TL seviyesindedir. Yaklaşık maliyetin üzerinde teklif veren iki istekli değerlendirme dışı bırakılmış, Davacı Firma ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenmiştir.

Davacı Firma, daha sonra yaptığı başvuruda kolon borularının 3 metrelik uzunluğu yerine sehven 1 metre üzerinden hesaplama yaptığını, bu nedenle teklifinin çok düşük kaldığını, bu bedelle işin yerine getirilmesinin fiilen mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Davacı Firma’ya göre İdare, İdari Şartname’nin 31’inci maddesi gereğince aşırı düşük teklif açıklaması istemeli ve teklifin işin gereklerine uygun olup olmadığını araştırmalıdır.

Bu olayda dikkat çeken husus şudur: Davacı Firma’nın teklifi, yaklaşık maliyetin yaklaşık dörtte biri düzeyindedir. Keza geçerli diğer teklifler de yaklaşık maliyete yakın seviyededir. Bu tablo, yalnızca teklif sahibinin iç hesap hatası olarak görülecek bir konu değildir. Aynı zamanda, ihale konusu malın bu bedelle temin edilip edilemeyeceği ve ihalenin sağlıklı biçimde sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığı sorusunu da ortaya çıkarmaktadır.
(Bakınız: İdare Tarafından Aşırı Düşük Teklif İsteme Aşamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler: https://www.ihale.tv/video/4734-sayili-kamu-ihale-kanunu-ve-uygulamalari/idare-tarafindan-asiri-dusuk-teklif-isteme-asamasinda-dikkat-edilmesi-gerekenler )

İdare ise ihalede aşırı düşük teklif sorgulaması yapmamış ve üçüncü kısmı Davacı Firma üzerinde bırakmıştır. Davacı Firma’nın şikâyet başvurusu reddedilmiş, bunun üzerine Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusu yapılmıştır. Kamu İhale Kurulu, 26.11.2025 tarihli ve 2025/UM.II-2532 sayılı kararıyla başvuruyu reddetmiştir. Kurul kararında, mal alımı ihalelerinde aşırı düşük tekliflerin tespitinde yaklaşık maliyet ve diğer teklifler esas alınsa da, somut olayda teklifi aşırı düşük saymayı zorunlu kılan net bir tespit yapılamayacağı değerlendirilmiştir.
(Bakınız: Aşırı Düşük Teklif Sorgulaması: https://www.kilichukuk.org/Sozluk/asiri-dusuk-teklif-sorgulamasi- )

Davacı Firma, Kamu İhale Kurulunun bu kararına karşı dava açmıştır. Ankara 15. İdare Mahkemesi, 31.12.2025 tarihli ve E:2025/1877, K:2025/2219 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Ancak Davacı Firma bu kararı temyiz etmiş ve dosya Danıştay Onüçüncü Dairesinin önüne gelmiştir.

3. Danıştay’ın Aldığı Nihai Karar
Danıştay Onüçüncü Dairesi, 02.03.2026 tarihli ve E:2026/193, K:2026/679 sayılı kararıyla Ankara 15. İdare Mahkemesinin 31.12.2025 tarihli ve E:2025/1877, K:2025/2219 sayılı kararını bozmuş ve dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının iptaline karar vermiştir. Danıştay kararında, mal alımı ihalelerinde aşırı düşük teklifin belirlenmesine ilişkin olarak mevzuatta yapım ve hizmet ihalelerindeki gibi ayrıntılı bir sınır değer hesabı bulunmasa da, ihale komisyonunun 4734 sayılı Kanun’da belirtilen iki ölçüte göre hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu iki ölçüt, diğer teklifler ve yaklaşık maliyettir.

Danıştay’a göre ihale komisyonuna tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız değildir. Bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı yargı denetimine tabidir. Somut olayda Davacı Firma’nın 574.350,00 TL tutarındaki teklifi, 2.226.950,00 TL olan yaklaşık maliyetin yaklaşık yüzde 26’sına denk gelmektedir. Diğer geçerli teklifler ise yaklaşık maliyete yakın düzeydedir. Danıştay, bu belirgin fark karşısında Davacı Firma’nın teklifinin aşırı düşük teklif olarak ele alınmasını gerektiren nesnel bir durum bulunduğunu kabul etmiştir.

Bununla birlikte Danıştay, aşırı düşük teklif açıklaması yapılmadan ihalenin sonuçlandırılmasının, hem işin gereği gibi yerine getirilmemesi riskini doğuracağını hem de diğer istekliler yönünden eşit yarışma koşullarını zedeleyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle Davacı Firma’dan İdari Şartname’nin 31’inci maddesi uyarınca açıklama istenmesi, açıklamanın değerlendirilmesi ve ihalenin bu değerlendirmeden sonra sonuçlandırılması gerektiğine karar verilmiştir.

Danıştay kararı üzerine Kamu İhale Kurulu, 04.06.2026 tarihli ve 2026/MK-192 sayılı kararıyla, 26.11.2025 tarihli ve 2025/UM.II-2532 sayılı önceki Kurul kararının iptaline karar vermiştir. Ayrıca İdare tarafından Davacı Firma’dan aşırı düşük teklif açıklaması istenilmesi ve sunulacak açıklamanın değerlendirilmesi yönünde düzeltici işlem belirlenmiştir.
(Bakınız: EKAP Üzerinden Aşırı Düşük Teklif Açıklaması Nasıl Yapılır?: https://www.ihale.tv/video/4734-sayili-kamu-ihale-kanunu-ve-uygulamalari/ekap-uzerinden-asiri-dusuk-teklif-aciklamasi-nasil-yapilir )

4. Değerlendirilmemiz ve Firmaların Almaları Gereken Dersler
Kanaatimizce bu karar, mal alımı ihalelerine katılan firmalar açısından oldukça öğreticidir. Çünkü karar, mal alımı ihalelerinde aşırı düşük teklif sorgulamasının sadece idarenin dilerse kullanacağı bir imkân olmadığını göstermektedir. Yaklaşık maliyet ve geçerli teklifler karşısında açık bir fark varsa, idarenin bu durumu değerlendirmesi ve teklifin işin yapılmasına elverişli olup olmadığını sorgulaması gerekir. Aksi halde ihale, kâğıt üzerinde sonuçlanmış görünse de uygulamada sözleşme, teslim, muayene ve kabul aşamalarında yeni sorunlar doğabilir.

Nihayetinde Danıştay, bizim de katıldığımız emsal niteliğinde bir karar vermiştir. Bu karara katılmamızın nedeni, teklif fiyatının yaklaşık maliyetin dörtte biri düzeyine inmesi ve diğer geçerli tekliflerden çok uzaklaşması halinde, idarenin “takdir yetkisi” adı altında bu farkı görmezden gelemeyecek olmasıdır. Böyle bir durumda açıklama istenmesi, hem idarenin ihtiyacının uygun şartlarla karşılanmasına hem de ihaleye katılan firmalar arasında eşit rekabet düzeninin korunmasına hizmet eder.

Firmalar açısından ilk ders, teklif hazırlığında miktar ve ölçü denetiminin son aşamaya bırakılmamasıdır. Bu olayda kolon borusunun 3 metre yerine 1 metre üzerinden hesaplanması, teklifin bütün dengesini değiştirmiştir. Bu nedenle mal alımı ihalelerinde birim fiyat cetveli, teknik şartname, teslim yeri, ölçü birimi, malın boyu, adedi, çapı, bağlantı parçası ve nakliye gideri birlikte okunmalıdır. Bir kalemde yapılan basit görünen hata, sözleşmenin imzalanması halinde firmayı zarar, ceza, teminat kaybı ve yasaklama tartışmalarıyla karşı karşıya bırakabilir.

İkinci ders, aşırı düşük teklif açıklaması istenmesi ihtimaline önceden hazırlıklı olmaktır. Firma, düşük fiyatının dayanağını mal temin koşulları, üretici veya satıcı teklifleri, stok durumu, nakliye, işçilik, kur farkı, teslim süresi ve varsa avantajlı alım koşullarıyla açıklayabilecek durumda olmalıdır. Aşırı düşük teklif açıklaması istenirse, süreler kısa olabilir ve açıklamanın EKAP üzerinden usulüne uygun gönderilmesi gerekir. Bu nedenle belgeler ihale günü geldikten sonra değil, teklif hazırlığı sırasında dosyalanmalıdır.
(Bakınız: Kamu İhalelerinde Aşırı Düşük Tekliflerin Belirlenmesi, Sorgulanması ve Açıklanması: https://www.kilicakademi.com.tr/Kitap/kamu-ihalelerinde-asiri-dusuk-tekliflerin-belirlenmesi-sorgulanmasi-ve-aciklanmasi )

Üçüncü ders, firmaların ihale sürecinde hak arama sürelerini kaçırmamasıdır. İdarenin hatalı işlem yaptığını düşünen bir firma, önce şikâyet ve ardından itirazen şikâyet yolunu süresinde kullanmalıdır. Ancak başvuru dilekçesinde sadece “hata yaptık” demek çoğu zaman yeterli olmaz. Başvuruda, yaklaşık maliyet, geçerli teklifler, teklif farkı, işin yapılabilirliği, İdari Şartname hükümleri ve 4734 sayılı Kanun’un temel ilkeleri birlikte anlatılmalıdır. Bu tür dosyalarda sade, anlaşılır ve belgelere dayalı bir başvuru, sonucun sağlıklı değerlendirilmesine katkı sağlar.

Sonuç olarak, mal alımı ihalelerinde çok düşük teklif vermek her zaman firmaya avantaj sağlamaz. Bazen düşük fiyat, firmanın kendi aleyhine sonuç doğurabilir. Ancak İdare de belirgin fark bulunan bir teklifi açıklama istemeden kabul ederek ihaleyi sonuçlandırmamalıdır. Bu karar, teklif hazırlığı, başvuru süreci ve dava aşamasının birlikte düşünülmesi gerektiğini göstermektedir. Firmaların ihale öncesinde ve ihale sonrası başvuru sürecinde konuya hakim kişilerden görüş alması, ileride doğabilecek zararların önlenmesine yardımcı olabilir.
(Bakınız: Aşırı Düşük Teklif Uygulamaları: https://www.ihale.tv/video/asiri-dusuk-teklif-uygulamalari )

 Av.Işıl KILIÇ EROL
 Kamu İhale Sözleşmeleri Uzmanı
 İletişim: https://www.kilichukuk.org/iletisim

Mal Alımında Çok Düşük Teklif Veren Firmalar İçin Uyarı: Açıklama İstenmeden İhale Üzerinize Bırakılabilir mi?
20

Haz