1. Uyuşmazlık Konusu Olayın Konusu ve Gelişimi
İnceleme konusu olay, İdare tarafından yapılan iş sağlığı ve güvenliği hizmet alımı ihalesinde, iş deneyimini göstermek üzere sunulan özel sektör sözleşmesine ait damga vergisi belgesinin ödeme tarihine ilişkindir. İhale üzerinde bırakılan Davacı Firma, iş deneyimini sözleşme, faturalar, SGK belgeleri ve damga vergisi ödemesine ilişkin belge ile açıklamıştır. X… Ltd. Şti. ise bu belgenin ihale ilan tarihi itibarıyla ödenmiş damga vergisini göstermediğini ileri sürerek başvuru yapmıştır.
(Bakınız: İş deneyimini gösteren belgeler: https://www.kilichukuk.org/Sozluk/is-deneyimini-gosteren-belgeler)
Kamu İhale Kurulu, ilk aşamalardan sonra yaptığı incelemede, sunulan sözleşmenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında damga vergisinden istisna olabileceğini değerlendirmiş; ancak damga vergisi ödeme belgesindeki tarihin değiştirilmiş olduğu sonucuna vararak Davacı Firma hakkında teklifin değerlendirme dışı bırakılması ve Cumhuriyet Başsavcılığına bildirim yapılması yönünde karar almıştır. Bu kapsamda Kurulun 27.04.2023 tarihli ve 2023/UH.II-686 sayılı kararı üzerine Davacı Firma dava açmıştır.
(Bakınız: Sahte belge: https://www.kilichukuk.org/Sozluk/sahte-belge; EKAP’daki Sahte İş Deneyim Belgelerine Dikkat: https://www.kilichukuk.org/Makale/ekapdaki-sahte-is-deneyim-belgelerine-dikkat--)
Bu noktada asıl sorun, belge üzerinde değişiklik yapıldığı kabul edilse bile, bu değişikliğin Davacı Firma tarafından yapıldığının açık biçimde ortaya konulup konulmadığıdır. İhaleye katılan firmalar açısından bu tür belgeler, sadece teklifin geçerliliğini değil, aynı zamanda yasak fiil ve davranış iddialarını da gündeme getirebildiği için dikkatle ele alınmalıdır.
(Bakınız: Kamu İhale Sürecinde Yasaklama İşlemleri: https://www.kilicakademi.com.tr/Kategori/4734-sayili-kamu-ihale-kanunu-ve-uygulamalari)
2. Mahkemenin Aldığı Karar
Ankara 23. İdare Mahkemesi, 05.10.2023 tarihli ve E:2023/763, K:2023/1649 sayılı kararıyla, Kamu İhale Kurulunun 27.04.2023 tarihli ve 2023/UH.II-686 sayılı kararını iptal etmiştir. Mahkeme kararında, sahte olduğu ileri sürülen belgenin fotokopi niteliğinde olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı yönünde karar verildiği ve belgeyi Davacı Firmanın düzenlediğinin açıkça ortaya konulmadığı belirtilmiştir.
Mahkeme, sadece belgedeki tarih ile resmi kayıt arasındaki uyumsuzluğa bakılarak Davacı Firmanın teklifinin değerlendirme dışı bırakılamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Başka bir anlatımla Mahkeme, belgeyle ilgili kuşkunun varlığını yeterli görmemiş; bu kuşkunun Davacı Firmanın fiiliyle ilişkilendirilmesini aramıştır. Bu yaklaşım, ihale sürecinde yaptırım uygulanırken olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini göstermektedir.
(Bakınız: İhale sözlüğü: https://www.kilichukuk.org/sozluk)
Mahkeme kararının uygulanması üzerine Kamu İhale Kurulu, 27.12.2023 tarihli ve 2023/MK-246 sayılı kararıyla önceki kararını kaldırmış ve Mahkeme gerekçesi doğrultusunda işlem tesis etmiştir. Böylece Kurul, sahte belge değerlendirmesinde yalnızca belge içeriğindeki farklılığa değil, belgenin kim tarafından düzenlendiği ve sunulma sürecindeki sorumluluk bağının nasıl kurulduğuna da bakılması gerektiğini kabul eden bir uygulama ortaya koymuştur.
3. Mahkeme Kararının Değerlendirilmesi ve Firmaların Almaları Gereken Dersler
Bu karar, ihaleye katılan firmalar bakımından iki yönlü sonuç doğurmaktadır. Birincisi, özel sektör iş deneyimini göstermek için sunulan sözleşme, fatura, SGK kaydı, damga vergisi veya istisna açıklaması gibi belgelerin ihale ilan tarihi, belge tarihi ve resmi kayıtlarla uyumlu olması gerekir. İkincisi, bir belge hakkında sahtecilik iddiası varsa, idare veya Kurul tarafından belgeyi kimin düzenlediği, belgenin hangi aşamada değiştiği ve isteklinin bu işlemde sorumluluğu bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
(Bakınız: Özel Sektör İş Deneyimini Gösteren Belgelere Dikkat: https://www.kilichukuk.org/kik-kararlari/ozel-sektor-is-deneyimini-gosteren-belgelere-dikkat--sgk-is-yeri-bildirgesi-ne-sekilde-olmali-)
Firmalar, özel sektöre yapılan işlerden elde ettikleri deneyimi kullanırken, yalnızca sözleşme ve faturayı hazırlamakla yetinmemelidir. Damga vergisi ödenmişse ödeme tarihini ve belge numarasını, damga vergisi istisnası varsa bu istisnanın dayandığı kanun hükmünü, işte personel çalıştırılmışsa SGK kayıtlarını teklif öncesinde kontrol etmelidir. Bu kontroller yapılmadan verilen teklif, daha sonra belge eksikliği, belge uyumsuzluğu veya daha ağır bir iddia ile karşılaşabilir.
(Bakınız: Kamu İhalelerinde İş Deneyimini Gösteren Belgeler: https://www.kilicakademi.com.tr/Kategori/ihale-kitaplari)
Davacı Firma yönünden kararın önemi, sahte belge iddiasının somut delillerle desteklenmesi gerektiğini göstermesidir. Buna karşılık firmalar, “belgeyi ben düzenlemedim” savunmasına güvenerek belge düzenini ihmal etmemelidir. EKAP’a girilen veya idareye sunulan her belge, resmi kayıtlarla karşılaştırılmalı; vergi dairesi, SGK, noter ve belgeyi düzenleyen kurum kayıtlarıyla uyum sağlanmalıdır. Uyuşmazlık çıktığında ise idareye şikâyet, Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ve dava süresi birlikte değerlendirilmelidir.
(Bakınız: Kamu İhalelerine Yönelik Başvuru: https://www.kilichukuk.org/kamu-ihalelerine-yonelik-basvuru)
Mahkeme kararı, ihale sürecinde belge denetiminin yalnızca şekli bir kontrol olmadığını; aynı zamanda yaptırımın kişiyle bağlantısının kurulması gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle firmaların teklif vermeden önce ihale dokümanını, yeterlik ölçütlerini, elektronik ihale kurallarını ve özel sektör iş deneyimi belgelerini birlikte incelemesi gerekir. Hukuka aykırı işlemlerle karşılaşıldığında sürelerin kısa olması nedeniyle ihale hukuku alanında çalışan hukukçulardan ve ihale danışmanlarından destek alınması, hak kaybı yaşanmaması bakımından yararlı olacaktır.
(Bakınız: Kılıç Hukuk Mahkeme Kararları: https://www.kilichukuk.org/mahkeme-kararlari)
( Daha fazla bilgi almak için KILIÇ HUKUK ve DANIŞMANLIK OFİSİ ile iletişime geçiniz: https://www.kilichukuk.org/iletisim )
May